BODRUM TATİLİ FOTOĞRAFLARIM BÖLÜM 1 :)

BODRUM TATİLİ FOTOĞRAFLARIM BÖLÜM 1 :)

BODRUM’ADA GİTTİK BERABER İSTANBUL’DADA YAŞADIK.. HANDE YENER’İN ŞARKISIYLA SÖZE BAŞLAMAK GELDİ İÇİMDEN :)

GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE 2013’ÜN İLK TATİLİNİ BODRUM’DA GEÇİRDİM..

GÜZEL BODRUM YARIMADASININ HATIRALARI HALA TAPTAZE AKLIMDA..

BU GÜZEL BODRUM TATİLİNİN ARDINDAN BODRUM FOTOĞRAFLARININ 1.BÖLÜMÜNÜ SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTİYORUM..

DEVAMLI GELECEK TAKİPTE KALIN :))

 

BODRUM MERKEZ ÇARŞI


210

 

 

BODRUM KALESİNDEN MANZARA222 223 224 235

 

 

BODRUM GÜVERCİNLİK KOYU MUHTEŞEM AQUA RENGİNDE DENİZİ İLE..BODRUM 1 BODRUM 2

 

 

BODRUM GÜMBET İNANC OTELDEN GÖRÜNÜMBODRUM 3

 

 

İNANÇ HOTEL BODRUM GÜMBET MANZARA

 

BODRUM 4 BODRUM 5 BODRUM 6

 

 

BODRUM GÜMBET’TE GÜN BATIMIBODRUM 7 BODRUM 8

 

 

BODRUM ÇARŞI’DA 

BODRUM 9

 

BODRUM MERKEZBODRUM 10 BODRUM 11 BODRUM 12 BODRUM 13

 

 

BODRUM STARBUCKS’TAN MANZARABODRUM 14 BODRUM 15 BODRUM 16

 

 

BODRUM MANDALİNBODRUM 17 BODRUM 18 BODRUM 19 BODRUM 20

 

 

BODRUM HADİGARİ

 

BODRUM HADİGARİ

 

BODRUM’A TEPEDEN BAKIŞ..BODRUM HAVADAN

 

BODRUM HAVALİMANI

 

 

BODRUM KALESİBODRUM KALESİ 1 BODRUM KALESİ 2 BODRUM KALESİ 3 BODRUM KALESİ

BODRUM MERKEZ KIZILHİSARLI HACI MUSTAFA PAŞA CAMİİ 1723’DE İNŞA EDİLMİŞ..

BODRUM KIZIL HİSAR MUSTAFA PAŞA CAMİİ 2 BODRUM KIZIL HİSAR MUSTAFA PAŞA CAMİİ BODRUM KIZILHİSAR CAMİİ 2 BODRUM KIZILHİSAR CAMİİ BODRUM MANDALİN 2 BODRUM MANDALİN 3 BODRUM MANDALİN 4 BODRUM MANDALİN

 

BİR ZAMANLARIN ÜNLÜ GECE KULUBU BAR OLARAK İŞLETİLEN BODRUM HADİGARİ ARTIK BİR HARABE.. TAVANLARINDAKİ ŞEKİLLER…HADİGARİ BODRUM

 

BODRUM ÇARŞI’DA YER ALAN MEŞHUR SEBZELİ BODRUM DÖNERİ

MEŞHUR SEBZELİ BODRUM DÖNERİ

 

 

BODRUM HAKKINDA…

OSMANLIDA BODRUM…

OSMANLI DÖNEMİ

1521’de Osmanlı Amirali ve haritacısı Piri Reis kitabında Bodrum’u “Bodurum” olarak zikreder.

1522’de Osmanlılar Kanuni döneminde Rodos’u almalarıyla Rodos Şövalyelerinin kontrolündeki bütün kaleler Osmanlı İmparatorluğuna geçer. Buna şüphesiz Bodrumda dahildir.

1565’de Turgut Reis Malta Kuşatması sırasında ölür.

1601’de Ortakent-Müskebi Mustafa Paşa Kule evi inşa edilir.

1671’de Evliya Çelebi Bodrum’u ziyaret eder ve Seyahatname’sinde Bodrumda gemi yapımından bahseder. Evliya Çelebi, Bodrum’un iki yanında bulunan ve Kemer olarak bilinen iki köyde gemi yapımından bahseder.

Bodrum Kızılhisarlı Mustafa Paşanın Osmanlı Donanmasına Kaptanı Derya olması üzerine Bodrumda bazı imar faaliyetlerine başlar.

1723’de Kalenin girişinde yer alan Eski Cami, Kızılhisarlı Mustafa Pasa tarafından inşa edilir.

1732 yılında Kızılhisarlı Mustafa Pasa Bodrum’a bir tersane yapılması için gelir.

1735’de Yat limanında yer alan Tepecik Cami Kızılhisarlı Mustafa Paşanın kahyası tarafından inşa edilir.

1749’da İngiliz Lordu Charlemonte ve mahiyeti Bodrumu ziyaret ederler. Lord Bodrum’u ve kaleyi detaylı bir şekilde anlatır. Lord, Kaleyi anlatırken Rodos şövalyelerine ait onlarca armadan bahseder, ama özellikle Grek-Amazon savaşını anlatan olağan üstü güzellikteki kabarmalarını zikreder. Bu kabartmaların bir tapınağa hatta Maosoleum’a ait olabileceğini anlatır. Ressam Alison bu kabartmaların desenlerini özenle çizer.

1769’da Günümüze kadar ayakta kalan Osmanlı kervansarayı Han’ın inşası

1770’de Rus donanması şehri topa tutar.

Osmanlı döneminde İmparatorluk Donanmasına Bodrum Tersanesinde Kalyonlar hatta firkateynlerin inşa edilir.

Bodrum, 17 ve 18 yüzyıllarda gemi yapımcılığı ve Ege adaları ile ticareti dolayısıyla önemli bir haline gelir.

1878’de Neyzen Teyfik’ Bodrum’da doğar.

1895’de Bodrum kalesi hapishane olarak kullanılır. Bu dönemde Kale içindeki Türk hamamı inşa edilir.

26 Mayıs 1915’de Duplex adli Fransız gemisi şehri bombalar. Alman gemilerine yakıt verildiği bahanesi ile şehir bombalanır.

1917 yılında Bodrum büyük bir çekirge felaketi yasar..Ekinlere sebze ve meyvelere büyük zarar veren çekirgeler bölgede 6 ila 7 yıl süren bir hasara yol açtılar.

BODRUM’A GİDERSEN BUNLARI YAPMADAN VE GEZMEDEN DÖNME

KAYNAK . BODRUM REHBER

BODRUM

Görülecek yerler

Bodrum Kalesi, Su altı Arkeolojisi Müzesi, Antik Tiyatro, Zeki Müren Müzesi, Mindos Kapısı, Antik Şehir Surları, Osmanlı Tersanesi, Mozole Müzesi, Botanik Bahçesi, Karada

Halk pazarı Günleri: Salı Giyecek Pazarı

Cuma: Yiyecek Pazarı

Mutlaka Yapın

Bodrum kalesindeki Sualtı Arkeolojisi Müzesini ve özellikle Uluburun, Serce Limanı Batıklarını ve Karya Prensesi Ada bölümünü ziyaret edin

Zeki Müren’in evinde oluşturulan Müzeyi ziyaret etmek

Antik Halikarnas’tan günümüze gelen Mindos Kapısı Ziyaret edin

Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoluem’u ve antik tiyatroyu ziyaret edin

Antik tiyatroda konsere gidin

Günlük tekne turu yapmak

Mavi Tur yapmak

Dalış turlarına katılmak

Baraz otelinin yanındaki balıkçıda balık ekmek yemek

Bodrum’un en eski balık lokantası Körfez’de balık yemek

Esnaf lokantası Sakallı Köfteci’de yemek yemek

İskele meydanında karikatür çizdirmek

Yat Klubde bir müzikli bir akşam geçirmek

Bodrum kupası yelkenli ahşap yat yarısına katılmak

Denize Girilebilecek Yerler

Kumbahce Sahili

Pasa Tarlası Sahili

Berk Restoran

Sünger Pizza

Sakali Ali Doksan

Nazik Ana

Kortan

Nerede Yenilir

Körfez Restoran

Ali kestaneci (et lokantası)

Tranca

KONACIK

Konacık kahramanlıkları ile ünlü Pedesalilara kadar inen tarihi, Bodruma yakınlığı ve Bodrumu diğer beldelere bağlayan ana yol üzerinde olması Konacık’ı özellikle büyük firma ve mağazaların buluşma noktası yaptı. Su anda Konacık en fazla yatırım yapılan beldelerden birisidir. Bugünkü Konacik Beldesinin 1050 yılında Horasandan gelen 3 çoban tarafından Gölbaşında kurulduğu kurulduğu daha sonra ise yerleşimin Çırkan köyüne taşındığı bilinir. Görülecek yerler Pedesa Antik kenti harabeleri

Çırkan Koyu

Kubbeli antik Mezarlar

Mutlaka yapın

Gökçeler Kalesine yürüme

Doğa yürüyüşleri

Restoranlar

Kısmet Restoranda yemek

Denizhan restoranda yemek

Etkinlikler Pedesa Senlikleri

GUMBET

Görülecek yerler Bodrumun adeta uzantısı olan Gümbet İngilizce tabelaları ve İngiliz müşterileri ile adeta bir İngiliz sayfiye kasabasını andırıyor. Sahilde birçok restoranın yer aldığı Gumbetde sahile paralel olan caddelerde çok sayıda restoran, bar ve tekstil ürünleri ve hediyelik eşya satan dükkan bulunuyor.Genelde uluslararası mutfakları sunulduğu Gümbet yoğun yapılaşmadan fena etkilenmiş.

Yel değirmenleri

Haremtan tepesi manzarası

Plajı

Pazar günü kurulan pazarı

Mutlaka yap

Gece barlar caddesinde dolaşmak

Su sporları yap

Sabaha karsı çorba iç

Deniz girilecek yerler

Bütün gün sahili boyunca denize girilebilir.

BITEZ

Görülecek yerler Mandalina bahçeleri arasındaki eski tas evler tabanı mozaiklerle süslü Kilise

Plajı

Mutlaka Yap Su sporları yelken sörfü Bitez köyünde dolaşarak eski tas evleri incelemek

ünlü Bitez dondurmasını,

Bitez Mantisini ve

Köftesini tatmak

Mozaikli Kiliseyi ziyaret et

Yemek Yenilecek Yerler

Arsipel Denizhan

New Seasons

Golden Spoon Cilingir Sofrası

Çardak Restoran

Mart Kedileri Restoran

Bagarası Restoran
Bitez Mantıcısı

ORTAKENT

Görülecek Yerler

Kule Evler

Miken Mezarları

Yapılacak şeyler

Tekne turları

Kule evleri gör

Çarşambaları kurulan Pazar

Mandalina Bahçeler arasında yürüyüş

Belediyenin düzenlediği konserleri izlemek

Sakız Ana

Restoranlar

Kösem

Gebora

Yahşice

GÜMÜŞLÜK

Görülecek Yerler

Mindos Antik kenti kalıntıları

Tavsan adası

Mandalina Bahçeleri

Gümüşlük sahilindeki evler

Peksimet yakınındaki yel değirmenleri

Eklisia Gümüşlük Eski Kilise

Eski Karakaya Koyu

Gümüşlük Akademisi

Mutlaka yap

Sahilde balık restoranlarında aksam yemeği

Tavsan adasına denizden yürü

Tavsan adası kayalıklarında denize gir

Günbatımını izle

Tekne turu

Sahildeki kahvede simit cay ziyafeti

Eklisia (eski kilisede) ki müzik etkinliklerine katil

Restoranlar

Ali Rıza

Aquarium

Mimoza

Sardunya Ev Yemekleri ve aksamları balık

Etkinlikler Gümüşlük klasik Müzik Festivali

YALIKAVAK

Görülecek yerler

Sandima Koyu

Koyun Baba Koyu

Mandalina Bahçesi

Yel değirmenleri

Kaya Mezarları

Mutlaka Yap

Günbatımı seyret Geriş köyünde Yalikavağa bak

Tekne turu

Deve güreşleri izle

Akdeniz Fokları hakkında bilgi edin.

Restoranlar

Sait’in Yeri

hasanın yeri

Hocanın yeri

Cafe del Mar

Etkinlikler

Yeldegirmeni Kültür Sanat Spor Festivali Haziran

GUNDOGAN

Görülecek Yerler

Peynir çiçeği mağarası

Tavsan adası,

Apostol Kilisesi

Eliiki Merdiven kilisesi

Kaya Mezarları

Tarihi sarnıçlar

Mutlaka Yap Doğa Yürüyüşleri

Gün doğusunu seyretmek

Tekne turları

Denize girilecek yerler

Gündoğan sahilinin her bolumu

Etkinlikler

Gündoğan Turizm Festivali

Temmuz son Hafta

Restoranlar Boncuk Reana Deve güreşleri senliği Mart ayı

GOLTURKBUKU

Görülecek yerler Kaya Mezarları Gölköy’e ismini veren golün etrafında bulunan ve dünyada yanliz burada bulunan hurma ağaçları

Gölköy Sulak alanda kuş gözlemi

Gölköy sulak alanda endemik bitki türler

Emre Kunt Tarihi Figürler ve Modeller Müzesi

randevu 377 62 33

Pazartesi kurulan Türkbükü pazarı

Şali kurulan Gölköy pazarı

Mutlaka yap

Tekne turu Dolunayda ayı izlemek

Sahilde ünlülerle beraber güneşlenmek ve denize girmek Restoranlar

Mey

Divan Palmira İskele Restoran

Boncuk Barcık

Ship Ahoy

MAZI

Görülecek yerler

Hala bakir koylar

Kisse Bükü,

Adali yalı, Cakilli yalı,

Mutlaka yap t

Tekne turu saat 10 da balıkçı teknelerinden taze balık seçmek Köy kahvaltısı yapmak Restoranlar Mazi restoran

TORBA

Görülecek yerler

Bizans Manastırı

Denize girilecek yer Tüm Torba sahili

Gidilecek yerler

Kala Beach

Torba Sanat evi

BODRUM YARIMADASI

BARDAKÇI

Bodrumla Gümbet arasında yer alan Bardakçı Koyu, Bodrum’un hemen yanı başında yer alır. Birkaç otelin yer aldığı bu koy adını testi anlamında kullanılan bardaktan alır. Antik çağlardan itibaren çeşmesi ve suyu nedeniyle anılan bu koydan Bodrumlular çok güzel bir içme suyu sağlamakta idiler. Kayıklarla su alınır ve Bodrumda satılırdı. Bu koy ile ilgili bir söylence bize Hermafrodit efsanesinin anlatır. Ticaret tanrısı Hermes ve güzellik tanrıçası Afrodit’in oğlu Hermeafrodit bu koya gelir. Bu koyda yaşayan su perisi Salmakis onu görünce aşık olur. Aşkına karşılık göremeyen Salmakis de tanrılara yakararak Hermeafrodit’in bedeni ile kendi bedeninin birleşmesini sağlar. Böylece mitolojide hem erkek hem de kadın bedeninin özelliklerini taşıyan Hermeafrodit ortaya çıkar.

Zeki Müren’in sıkça yüzmeye gittiği bu koy “Zeki Müren koyu” olarak da bilinir. Bardakçı koyuna ulaşım gerek kara yolundan gerekse Bodrum yat limanında bulunan Kaymakamlığın hemen karşısından kalan dolmuş motorlar ile ulaşılır.

AKVARYUM

Gümbet ve Bitez arasında kalan bölgede, güneye doğru uzanan bir yarımada ve İç Ada (Görecik adası) arasında kalan ve Bodrumluların Akvaryum diye isimlendirdikleri yer, Bodrumda yapılan tekne gezilerinin vazgeçilmez duraklarından birisidir. Burada pırıl pırıl bir boğaz ve enfes bir koy vardır. Gündüz, günübirlik tur yapan teknelerin ziyaret ettiği akvaryumda gece ise mavi tur tekneleri geceleme yapar. Bitez’den açılan yeni bir yol ile Akvaryum’a kara yoluyla da ulaşmak mümkün.

TUZLA KUŞ CENNET

Bargilya’nın hemen yani başındadır. Bu sulak alanın gözdesi flamingolardır.

GÜMBET

Bodrum’dan sadece 2 km uzaklıkta olan Gümbet dolmuşlarla 5 dakikalık bir mesafede. 24 saat ulaşım devam ediyor. Bodrum’a yakınlığı ve eğlence yerlerinin çokluğu nedeni ile çok popülerdir. Yaz aylarında oldukça kalabalık olan Gümbet’te kamp yerinden en lüks otellere kadar her türlü konaklama imkanı bulmak mümkün. Adını, bölgede çok görülen su sarnıçlarından alan Gümbet, Bodrum’un ve Mavi yolculuğun tanıtılmasında büyük payı olan Cevat Şakir’in mezarına da ev sahipliği yapar. Bol rüzgar alan Gümbet, sörf için idealdir. Bunun yanı sıra parasailing ve su kayağı için uygun koşullara sahip. Sahilde birçok su sporları tesisleri olan Gümbet sahilinde her türlü su sporunu yapmak mümkün. Tepelerde yer alan yel değirmenleri güçlü rüzgarın sessiz tanıklarıdır.

BİTEZ

Adı ünlü “Çökertme” türküsünde geçen ve Yunanca bağlık, bahçelik anlamında olan Bitez, Bodrum’a 8-10 km uzaklıktadır. Bitez Yalısı, Bağla ve Ada Burnu arasında Gümbet’ten sonra ikinci ana koyda yer alır Bitez kasabası, deniz kıyısından yarımadanın en yüksek tepesi olan Oyuklu’ya doğru yeşilin bütün tonlarını görebileceğiniz bir şekilde uzanır. Yalıdan başlayarak çok geniş bir alana yayılan mandalina, zeytin ağaçları Bitez’i Bodrumun en yeşil ve güzel köşelerinden biri yapar. Bitez’de geçimini topraktan sağlayan ve denizle barışık insanlar yaşar. Kışın oturanların sayısının oldukça azaldığı Bitez’de evler, bahçeler içinde yer alır. Bodruma çok yakın olan Bitez’de hem doğayla iç içe sakin bir hayat yaşamak, hem de Bodrumun hareketli hayatına yakın olma imkanınız var.

İlkbahardan itibaren sahil şeridinde bir çok otel ve restoran tatilcileri ağırlar. Önceleri, Bodrumluların yazlık evlerinin bulunduğu Bitez günümüzde oldukça değişmiştir. Sahilde yer alan asırlık ağaçlar gölgelerini dünyanın yedi köşesinden gelen turistlere sunarlar. Bitezde pansiyon evlerden, apart otellere ve çok yıldızlı otellere kadar her keseye uygun konaklama tesisi bulunur. Bitez yalısı birbirleri ile yarış eden zevkli bir şekilde dekore edilmiş birçok iyi restoranı barındırır.

Yalı, yani sahil şeridi yarımay şeklinde uzun bir kumsaldır ve halka açıktır. Koyun doğu yani Adaburun tarafı sığ ve hafifi bataklık olduğu için denize girmeye çok elverişli degil. Batıya doğru plaj düzelir. Biten sahili uzmanlara göre rüzgar sörfü için dünyadaki en uygun köşelerden biri. Sabah rüzgar, öğleden sonra meltem, sörfe ve yelkene çok uygun bir ortam sağlar. Bu özellik, dünyanın değişik yerlerinden gelen sörfçüleri Bitez’e çeker.

ORTAKENT

Bodrum yarımadasının en eski yerleşme yerlerinden biri olan Müskebi, Bodrum-Turgutreis yolunun ortasında kalması nedeniyle Ortakent adını almıştır. Bodruma 12 kilometre uzaklıkta yer alır. Ortakent, kuzeyden Mandıra, Pazar ve Baldıran Dağları ile çevrilidir. Uludere Deresi ise, Ortakent ve Yahşiyi birbirinden ayırır. Yüzölçümü 22.000 kilometrekare olan Ortakent, 1999 yılında belediye oldu.

Ankara Üniversitesi DTCF Profesörlerinden Dr. Yusuf Boysal tarafından 1963-1966 yıllarında kazılan ve İÖ 14. yüzyıla tarihlenen Geç Miken çağı Mezarları ve bu mezarlarda ele geçen eşsiz Miken Çanak Çömleği, Ortakent’in çok eskilere inen tarihinin kanıtlarıdır. Ne yazık ki günümüzde bu çok zengin Miken koleksiyonu Bodrum müzesinde müzede sergilenmemekte.

Ortakent tepelerdeki yel değirmenleri ve Bodrum yöresel mimarisinin en eski ve en güzel kule tipi evlerinin barındırması açısından gerçekten çok önemli bir yerleşme birimidir. Yerel halkın kendilerinin korumak amacı ile sahilden uzakta inşa ettiği bu evler, koruma amaçlı üç katlı ve kule seklinde inşa edilmişlerdir. Bu evlere giriş birinci kattan değil ikinci kattan yapılarak bir savunma sistemi sağlanmıştır.

YAHŞI YALI

Dağlarla uzun kumlu bir sahil şeridi arasında kalan bu yemyeşil alan, mandalina bahçeleri ile doludur. Ortakent-Yahşi-Kargı sahili Bodrum yarımadasının en güzel ve en uzun sahil şerididir. Ortakent’in ekonomisi hala narenciye, zeytin, incir ve hayvancılığa dayalı olmasına rağmen gittikçe önem kazanan turizm daha çok yalı kesiminde yoğunluk kazanır. Burada yer alan iki katlı Rum evleri koruma altındadır. Denizi biraz soğuk olan Ortakentin denizi ve sahili çok temiz. Hem Muskebi, hem de Kargıcık koyu Mavi Bayrak ödüllü. Son yıllarda Ortakent Yahşi Belediyesinin yaptığı sahil şeridinde yaptığı güzelleştirme çabaları ile yalısı çok cazip bir hale geldi. Ortakent yalısının hemen açığında yer alan Çelebi Adası kıyıları rüzgar sörfü için ideal noktalardan biridir. Adanın kuzeyinde ise küçük bir plaj bulunur.

Her yıl Ortakent Yahşi’de civar illerden gelen develerin de katıldığı geleneksel Deve Güreşi Festivali var. Ortakente ayrıca bir de deveciler restoranı var.

Ulu derenin batısındaki Yahşi ise güzel anlamında. Bütün su sporlarının yapıldığı bu sahilde birçok otel ve restoran bulunur.

Ortakent Çakmaklı mevkiindeki yapının eskiden kilise ve piskoposluk merkezi olduğu sanılır.

KARGI KOYU

Essiz sahili ve kumu ile Bodrumdaki en güzel koylardan biridir. Mavi tur ve günlük teknelerin ugrak yeridir. Yazın sahilde bulunan develer nedeni ile deve plajı olarak da bilinir.

BAGLA

Bodruma 14 km uzaklıkta olan Bağla koyu, yarımadanın en bilinen ve sevilen koylarından biridir. Bir dinozor kafası gibi uzanan Bağla Burnu, 15. yüzyılda Piri Reis haritasında gösterilir. Tatlı su kaynağı, güzel koyu, selvi agaçları ile Bodrumluların teknelerle geldigi çok sevilen mesire yerlerinden biri olan Bağla koyu, son yıllarda yapılan yakınında inşa tatil siteleri ve ve koyda inşa edilen büyük otel nedeniyle tamamen değişmiştir.

ASPAT

Bağla koyunun biraz ilerisinde yer alan Aspat Koyu ve üzerinde bir Venedik Kalesi bulunan Aspat tepesi gerçekten görülmeye değer. Şarkılara konu olmuş bu ünlü kale, Bodrum yarımadasında çok uzaklardan görülür. Yörenin ünlü folk şarkısı “Halilim” de adı geçen Aspat Yalısı ismi kurak, sulanmaz anlamına gelen Aspartos’tan gelir. Ünlü seyyah Evliya Çelebinin Seyahatname’sinde adı geçen Aspat’ta, bir çok tatlı su kaynağı vardır. Evliya Çelebi, kaleden ve buradaki ünlü su kaynağından bahseder. Bu bölgeden geçen gemilerin su ikmali yaptığından, suyun çok iyi olduğundan ve kalitesinin uzun süre bozulmadığından bahseder. Dar bir patika yol sizi tarihi kalıntıların bulunduğu tepeye ulaştırır. Tepede yer yer yıkılmış olan Aspat kalesi bütün heybetiyle yükselir. Buradaki kalenin bir gözetleme kalesi oldugu sanılır.

Kuzey batı rüzgarlarına kapalı Aspat, teknecilerin uğrak yerlerinden birisidir. Yatcıların ve denize girenlerin faydalanacağı içme suyu kaynakları bulunur. Sahilde ünlü Giritli Arap Ağa’nın taş evi yer alır.

KARAİNCİR

Bodrumdan 16 km uzaklıkta bulunan Karaincir, Bodrum gezi teknelerinin önemli durak yerlerinden biri olup Bodrumdaki en sevilen koylardan biridir. Eskiden sadece incirinin bolluğu ile tanınan Karaincir, günümüzde birçok otel ve restoran ile turizme hizmet veriri. İnce kumlu 500 metrelik sahili iki tarafı tepelerler çevrili olup poyraza kapalıdır. Sahilde yer alan restoranları, teknelerden çıkanları karşılar. Karaincir’de özellikle gözleme ve börekleri ile ünlü restoranlar var.

AKYARLAR

Yarımadanın en güney ucunda yer alan Akyarlar, Bodrum’a 22 uzaklıktadır ve Akyarlar Burnu ve onun 1 mil dogusunda yer alan Koca Burun arasında yer alır. Beyaz kayalıklardan oluşan bu nedenlede “Akyarlar “ olarak anılan Akyarlar Burnu, İstanköy’den 3 deniz mili uzaklığındadır. Akyarlarlar’dan iyi havalarda ve geceleyin hemen karşısında yer alan İstanköy evleri görülür. Antik çağlarda da olduğu gibi gemiler İstanköy ve Akyarlar arasındaki sulardan geçerler.

Önceleri bir süngerci ve balıkçı köyü olan Akyarlar, günümüzde deniz sporlarının yapılmasına olanak sağlayan önemli bir tatil kenti olma yolunda. Özellikle rüzgar sörfü ustalarının gözde mekanlarından biri. Genelde karadan denize doğru esen ve sahile doğru şiddetini arttıran bir rüzgar var. Sahile inildiğinde, sağda balıkçı barınağı, ortada restoranlar ve solda ise bir ay şeklinde yayılan kumsalı yer alır. Ilık deniz suyu, kumsalı ve yemyeşil doğası ile birçok tatilciyi kendine çeker. Akyarlar bol rüzgarı ile rüzgar sörfüne çok uygundur

İlkbaharda Akyarlar’ı çevreleyen yamaçlarda birçok dağ çiçeği ve nane bulabilirsiniz. Akyarları ziyaretiniz sırasında, yürüme mesafesindeki eski bir Leleg yerleşmesi olan antik Termera kentinin yer aldığı küçük koyu da ziyaret etmeyi unutmayın.

Biraz ilerde yer alan Kemer Köyü sahilde yüzmek içiçn çokm uygun. Buradaki Hüseyin Burnu Feneri 1931 yılında Fransızlar tarafından yapılmış. Fenerin yakınında “kum hamamı” olarak bilinen kumsal ve plaj yeri var.

TURGUTREİS

Bodrumlular şöyle der:

Kadı kalesinde gün batımı

Karaincirin kumu

Bağla’nın suyu

Ünlü Türk amirali Turgut Reis’in ismini alan bu yerleşme yeri, Bodruma yaklaşık 20 kilometre uzaklıktadır. Batısında yer alan irili ufaklı 14 ada ve etrafını çeviren dağlar ile Turgut Reis, Ege ve Akdeniz’in birleşme noktasında olup yarımadanın en güzel köşelerinden biridir. Turgutreisi deniz tarafından çeviren adalar ve onların ötesindeki Kos ve Kalynos gibi Yunan adalarının görünümü gerçekten eşsizdir. Yarımadanın adeta giriş kapısı olan Turgut Reis, bu nedenle tarih boyunca tehlikelere açık olmuştur. Kıyıları irili ufaklı koylarla bezenmiş olan Turgutreis’in çevresinde yükseklikleri 300 metreye kadar ulaşan ve denize dik bir şekilde yanaşan Doru, Boz, Pamuklu, Çatal, Çukur ve Asar Dağları var. Eski dönemlerde Turgutreis, kara renkli kumundan dolayı Karatoprak olarak anılmış.

Turgutreis’in batısında bulunan Yassıada yakınında bir çok antik geminin battığı bir sığlık keşfedilmiş ve bu gemilerde ikisi kazılmıştır. Günümüzde İspanyol şapeli olarak bilinen ve Osmanlı döneminde camii olarak kullanılan bu binadaki eserlerin tümü Turgutreis Yassıada’dan gelmiştir. Turgutreiste narenciye esas geçim kaynağı. Özellikle mandalina, incir ve üzüm yetiştiriliyor.

Bodrum Turgutreis Satılık Villa

KADI KALESİ

Kadıkalesi koyu, Turgutreis’in 4 kilometre kuzeyinde ve Bodrum’dan yaklaşık 22 km uzaklıkta yer alır. Tarihi çok eskilere kadar inen bu koyun, Lelegler tarafından iskan edildiği, buranın antik çağlarda Pedasos ismiyle anıldığı ve Pedasos’un yarımadadaki 8 Leleg şehrinin ilki ve bu şehirlerin başkenti olduğu ileri sürülür. Koya adını veren ve bir burun üzerinde yapılmış kale, Helenistik dönemde inşa edilmiş. Kadikalesi’nin geniş ve kumlu olan mükemmel kumsalı mandalina bahçeleri ile çevrilmiştir. Karşı tepede bir Bizans kilisesi ve çınar ağaçları altında tarihi bir çeşme var.

Günümüzde bir çok otel ve tatil köyünü barındıran Kadıkalesi gün batımının güzelliği ile de ünlüdür.

GÜMÜŞLÜK

Antik çağlarda önemli bir yerleşme yeri olan Myndos şehri kalıntıları üzerinde kurulmuş olan Gümüşlük, Bodrum yarımadasındaki en güzel yerlerden birisidir. Bodrumdan gelirken gözünüze çarpan yel değirmenlerinin olduğu tepeden harika bir Gümüşlük manzarası vardır. Ama amacınız antik limanı ve bütün güzelliği ile Gümüşlüğü seyretmek veya fotoğraflamaksa Gümüşlüğü girerken sağa giden yolu secin biraz sonra gerçekten neden kesen bir Gümüşlük manzarası ile karsı karsıya kalacaksınız. Buradan tekrar Gümüşlüğe döndüğünüzde sizi önce oldukça büyük bir park yeri daha sonrada çok sayıda balık restoranı karsılar. Eğer çok aç değilseniz yemek isini biraz sonraya bırakıp önce Gümüşlüğü keşfedin. Önce sağa donup, bu çok korunaklı limanı ve yol boyunca dizilmiş harika Bodrum evlerinin zevkini çıkartın. Çoğunun yabancılar tarafından isletildiği bu pansiyon evlerden sonra, antik Myndos’a ait duvarları, sütun parçalarını görmeye baslarız. Bu rüzgarlara kapalı muhteşem liman gerek antik cağlarda gerekse günümüzde adeta bir cennet. Bu arada sağa doğru çıkan yolu biraz yürürseniz, antik Myndos’un ayakta kalmış birkaç binasının görmeniz mümkün. Koyun ucuna, hatta biraz daha ileriye acık denizi ve görkemli dalgaları izleyebileceğiniz Gümüşlüğün kuzeyine kadar yürüyün. Tekrar merkeze döndüğünüzde bu defa büyük koya doğru yürüyün. Önce ayakkabılarınızı çıkartın ve turist olarak görevinizi yapın. Tavsan adasına bir yürüyüş yapın. Ada üzerinde, adaya ismini veren tavşanların yani sıra antik şehrin kalıntılarını ada üzerinde ve su altında görmek mümkün.

Başlangıçta bir Leleg şehri olarak kurulan Gümüşlük, M.Ö. 4.yüzyılda kral Mausolos döneminde, nüfusunun büyük bir kısmının Halikarnassos’a göç ettirilmesi ile öneminin kaybetti. Günümüzde hala izleri fark edilen Mindos şehri, İskender’in fethine şiddetle karşı durmuş bir şehirdir. Iskender’e direnen ama sonradan generallerine teslim olan Mindos, tarih boyuca önemli bir liman kenti olmayı sürdürmüştür. Bir ara Sezar’in katilleri Brütüs ve Cassius’un askeri bir üst olarak kullandığı Gümüşlükte, hala antik dalgakıran, şehir duvarları ve kuleler fark ediliyor. Buna karşın antik çağ yazarlarının bahsini ettiği tiyatro, stadyum gibi yapılar günümüze kadar ulaşmamıştır. Günümüzde doğası, harika balık restoranları ve özellikle iyi korunmuş eski evleri ile Gümüşlük mutlaka gitmeniz gereken yerlerden biridir.

Doğal sit alanı olan ve yeni yapılara izin verilmeyen Gümüşlükte ağaçlar içinde kaybolmuş eski Bodrum evlerinin ve essiz doğanın tadını çıkartın.Antik yazarların zikrettiği birçok yapı günümüzde artık yok. Günümüze kadar ulaşmış iki kiliseden birisi sanat galerisi, tepede yer ikincisi ise bar olarak kullanılıyor. Mavi Bayraklı Gümüşlükte her taraftan denize girilebilir. Gümüşlük ve çevresindeki koylar turistlere benzersiz güzellikler sunarlar. Gümüşlük pazarı Çarşamba günü kurulur.

Yalıkavak yönünde Koyun baba’da ise dikkatinizi yeşil renkli kayalar çekebilir. Yumuşak ve islenmesi çok kolay olan bu kayalar Halikarnasta kral Mausolos için inşa edilen ve dünyanın 7 harikasından biri sayılan anıt mezar için kulllanılmış.

Karakaya Köyü

Gümüşlüğün adeta tepesinde yer alan Karakaya köyü sırtını kayalara dayamış görkemli Rum evleri evleri ile mutlaka görülmesi gereken bir yerdir. Nüfus mübadelesi sırasında terk edilen, daha sonra yeni sahipleri ile yavaş yavaş tekrar hayat bulan bu evler gerçekten görülmeye değer.

GERİŞ KÖYÜ

Yalıkavak’ın güneyindeki tepe üzerinde yer alan ve Bodrumun Tibeti olarak bilinen Geriş köyü ilginç evleri, benzersiz manzarası ile ziyaret edilmesi gereken bir yerdir. Birçok ünlünün yıllar önce keşfettigi Geris’in yakınında Uranion şehrinin kalıntıları yer alıyor. Burada Alinin Kahvesinde veya Ahmet Beyin işlettiği Panaroma Pasanda’da oturup içkinizi yudumlayabilirsiniz.

SANDİMA KÖYÜ

Yalıkavaktan 2 kilometre uzaklıkta bulunan Sandima köyü terk edilmiş görüntüsü veren eski taş evlerden oluşuyor ve enfes bir panaromik Yalıkavak manzarası sunuyor. 1923’de Yalıkavak ismini alan yerleşme, belirli bir nüfus yoğunluğunu aşınca Belediyeye dönüştü.

Yalıkavak

Bodrum’a 18 km uzaklıkta olan Yalıkavak, yarımadanın kuzey doğusunda yer alır. Bodrum’dan Yalıkavak’a yapılan bir yolculukta sizi önce bir sıra Bodrumun simgesi haline gelen yel değirmenleri ve Yalıkavak sahilinin eşsiz manzarası karşılar. Yalıkavak yel degirmenlerinin en çok karşımıza çıktıgı yerdir. Başlangıçta bir süngerci köyü olan ve yarımadanın en ünlü süngercilerinin doğduğu yer olan Yalıkavak, günümüzde çok önemli bir turizm beldesine dönüşmüştür. Tepelerde ve sahilde yer alan yel değirmenleri, güzel koyları, kumsalları ve son yıllarda açılan turizm tesisleri ile Yalıkavak ön plana çıkar. Yapılan araştırmalardan, Yalıkavak’in tarihinin M.Ö. 2000 yıllarına kadar indiği ve buranın ilk sakinlerinin Lelegler olduğu anlaşılır. Yalıkavak çevresinde yer kaya mezarları, sur kalıntıları Yalıkavak’ın zengin tarihinin sessiz tanıklarıdır. Bunun yanı sıra Yalıkavak’ın Paşa, Tilkicik ve Agaçbaşı koyları çok ünlüdür.

Ayrıca Arka küdür Koyu son derece keyifli bir yüzme ve yürüme alanıdır. Bu koya Küdür Camiinden sonra sola dönülerek ve Fok Caddesi takip edilerek ulaşılır. Kendine özgü sahili, gürültüsüz atmosferi, birçok seçkin restoran ve oteli ile Yalıkavak, yerli ve yabancı birçok ziyaretçiyi çeker. Suyu ve su kaynakları bol olan Yalıkavak oldukca yeşildir. Eskiden tepede yer alan Sandima köyünün limanı olan Yalıkavak, nüfusun buraya göç etmesi ile önem kazandı. Güllük Körfezi ve Mandalya koyuna girmeden son liman olması, Yalıkavağı Yat turizmi açısından çok önemli bir yer haline getirir. Şu anda inşa edilen Yat limanınI bu konuda büyük faydalar sağlayacaktır.

Yalıkavak Tilkicik Koyu Satılık Malikhane

GÜNDOĞAN

Eskiden Farilya olarak bilinen Gündoğan Bodruma 25 kilometre uzaklıkta olup, yarımadanın en eski yerleşmelerinden biridir. Önceleri balıkçılık, zeytincilik, sünger avcılığı, mandalinciliğin ana geçim kaynağı olduğu Gündoğan, günümüzde bu gelir kaynaklarından bazılarını kaybetmiş ama buna karşılık turizmdeki payını artırmıştır.

Gündoğan Köyü, Yalıkavak-Göltürkbükü yolu üzerinde ve kayalık bir tepenin yamacında yer alır. Buradaki kaya manastırları, kilise, cami gibi yapılar, Gündoğan’ın zengin tarihini işaret eder. Burada volkanik kayalardan oluşan ilginç kaya formları, bunlar arasında gizlenmiş kaya mezarları bulunur. Bu bölgede birçok trekking turu yapılır. Yarımadanın en uzun plajlarından biri olan ve yemyeşil mandalina, zeytin ve çam ağaçları ile çevrilmiş olan Gündoğan sahili, pırıl pırıl denizi ve uzun kumsalı ile yarımadaya tatil için gelenler için idealdir. Çevrede yapılan onca binaya rağmen Gündogan’ın mandalina, muz, nar ve çam ağaçları ile çevrili güzel evleri bu yapılaşmaya direnir. Günün her saatinde esen rüzgar hem tatilcileri serinletir hem de Gündoganı surf için ideal bir yer haline getirir. Balıkçıların ve yatların bağlandığı bir balıkçı barınağı vardır. Kıyıdaki Yalı Cami, yel değirmenleri ve yakındaki Tavşan ve Apostol adaları ziyaretçilerin ilgisini çeker.

Gündoğan, rüzgar sörfü, sualtı balıkçılığı ve sünger avcılığı için uygun bir bölgedir. Tekneyle 15 dakikalık bir mesafede olan Apostol adası yeşil dokusu, ilginç kaya formları, adanın tepesinde yer alan üç nefli kilisesi ile görülmeye değer. Burada kilisenin fresklerini, rahiplerin kullandığı yapıların kalıntılarının görmek mümkün.

Gündogan’daki en eski buluntuların ele geçtigi Peynir Çiçeği Mağarasını da unutmamak gerekir.

GÖLKÖY VE TÜRKBÜKÜ

Günümüzde aynı ad altında birleşen Gölköy ve Türkbükü gerçekten yarımadanın en güzel köşelerinden ikisidir. Bodrum’dan yaklaşık 14 km uzakta olan Göltürkbükü, yeni adının 2001 yılında aldı. Biz sizlere daha detaylı bilgi verebilmek için burayı iki ayrı yöre olarak inceleyeceğiz.

GÖLKÖY

Eski Karyanda antik kentinin kslıntıları üzerine kurulmuş olan Göltürkbükü, Bodrumdan 20 km uzakta olup bir gerdanlık gibi mandalina bahçeleri, zeytin ağaçları ile çevrilmiştir. Eskiden göl daha sonra bataklık olan arazisi ve sivrisinekleri ile pek rağbet görmeyen Gölköy, günümüzde oldukça sevilen bir yer. Köy evleri arasında birçok gümbet bulunur. Erken dönem Karayanda’sının Salih Adasında, daha sonraki yerleşnenin ise Gölköy’da oldugu söylenir. Adı geçen bu antikbkentin kalıntıları yok denecek kadar azdır. Torba-Gölköy arasında yer alan çam ormanları bölgeye ayrı bir güzellik verir. Uzun Sahilde yer alan birçok güzel kafe, otel vardır. Son yıllarda birçok restoran ve Beach Club’ın inşa edildiği Gölköy çok popüler yerlerden biri oldu.

TÜRKBÜKÜ KOYU

Bodruma 20 km uzaklıkta bulunan ve son yıllarda yarımadanın en popüler yeri haline gelen Türkbükü koyuna eskiden sadece deniz yolu ile ulaşılırdı. Günümüzde ise Torba, Gölköy yolu veya Yalıkavak, Gündogan yolu sizi Türkbüküne ulaştırıyor. Borumdan her 45 dakika da kalkan dolmuşlar sizi yarım saatte Türkbükü’ne ulaştırıyor. Bu nedenle uzun zaman bakir bir yer olarak kaldı. Önce sanatçı gurupları tarafından keşfedilen Türkbükü, günümüzde Türkiye’nin Jet sosyetesinin yaşam ve eğlence yeri haline gelmiştir. Birbirinden güzel barlar, gece klüpleri, oteller, restoranlar adeta yarış ederler. Yazı trafiğe kapalı olan sahilde gündüz denize girmek ve güneşlenmek amacı ile kullanılan restoran ve otellerin denize uzanan iskeleleri geceleyin masalar atılarak lokantalara, barlara dönüsüyor. Yazın, Türkbükü Koyunu çok sayıda son derece lüks tekneler doldurur. Türkbükü deniz üzerine uzanmış iskele restoranları ve özellikle yeni açılan Palmira Divan Oteli ile gerçekten görmeniz gereken gereken köşelerden biridir.

Türkbükünde ziyaret edebileceginiz ilginç bir özel müze var. Bodrumun tanınmış mimarlarından Emre Kunt yaptıgı tarihi figürler ve modeller evinin bir köşesinde sergileniyor. Telefon edilerek randevu alınması gerekiyor.

ILICA BÜKÜ CENNET KOYU

İÇMELER

Bodrum yakınında yer alan İçmeler hem çekek yeri olarak hem de tekne yapım yerleri nedeniyle birçok yat severin sik uğradığı yer. Kisin çok sayıda teknenin karaya çekildiği içmeler yatçılar tarafından “binbirdirek vadisi” olarak isimlendirilmiş. Bodrumda antik cağlardan başlayarak suren tekne yapımı, günümüze kadar kesiksiz devam etmiş. Günümüzde bir çok yerli ve yabancı teknelerini İçmelerde yaptırmayı tercih diyor.

TORBA

Bodrum’a sadece 6 km uzaklıkta olan Torba, çamların denize kadar indiği küçük bir yerleşme yeri. Yarımadanın kuzeyinin daha nemli olası nedeniyle daha yeşil. Korunmuş yek tarihi yapı 5 yüzyıla tarihlene manastır. Bodruma yakınlığı nedeniyle önemli bir bir yüzme ve balık yeme yeri. Önceleri bahçeli, çok güzel yazlık evlerin yapıldığı Torba Koyu, günümüzde birçok otel, tatil köyü ve tatil sitesinin inşası ile oldukça değişmiştir. Eskiden sadece bir balıkçı barınağı olan Torba, günümüzde tekneleri, yatları ağırlar. Oldukça kapalı Torba koyu rüzgarın en sert estiği günlerde çok sakin. Didim’e seferler olan Feribot iskelesinden Yat Limanına kadar bölgede denize giriliyor. Deniz oldukça sığ ve temiz. Torba koyu, su sporları için de uygun. Torba köyü zeytin ve cam ağaçlarının birbirine karıştığı doğası ile Bodrumun güzel köselerinden biridir.

MUMCULAR

Bodrumun 29 km kuzeyinde yer alan Mumcular, çevreye yayılmış 11 köyün merkezi durumunda. Son yıllarda halı üretimine önem veren Mumcularda halı imalatının bütün merhalelerini görmek mümkün. Genelde bütün evler şu veya bu şekilde halı imalatı ile ilgili. Mumcular bu özelliği nedeni ile bir çok turisti cezbeder. Güneşte kurutulan halıların görüntüsü fotoğrafçılar için gerçekten enfestir. Mumcularda yapılan halılar sıkça Istanbula gönderilir. Bu halılardan bazıları Milas’ta, bazıları ise Bodrumda bir kısmı ise Mumculara gelen turistlere satılır.

YALİCİFTLİK/YALİKOY

Torba kavşağında tabelalar sizi yeni gelişen tatil beldesi Ciflik koy, Yalıçiftlik bölgesine yönlendirir. Ciflik koy kıyıdan daha içerde kalıyor. Birçok köyden oluşan oldukça büyük bir belde Ciflik koy. Koy ve çevresinde birçok yeni bina yükselmekte. Ciflik koy’un Ala zeytin mahallesinin yakınında (yaklaşık 20 dakika yürüme mesafesinde) antik kent Syangela’nin kalıntıları bulunuyor. Kızılağaç yolu izlenerek ulaşılan ve küçük koylardan oluşan Yalıçiftlik, Gökova körfezinin hemen girişinde ve Bodrumda en güzel denizi olan bölgelerden birisidir. Teknelerin ve yerel halkın çok geldiği Pabuç Burnu ve Kargıcık koyuda bu bölgededir. Bu bölge birkaç oteli, essiz güzellikteki koyları, yürüyüş yolları ile çok ilgi çeker.

SALİH ADASI

Bodrumun kuzeyinde, güvercinliğin ise batısında yer alan Salih adası yarımadayı çeviren birçok adadan en büyüklerinden biri. Ada cam ve zeytin ağaçları ile kaplı. Balık çiftlilerine rağmen deniz çok temiz. Bazı kaynaklar Salih adasının eski Karyanda olduğunu ileri sürerlerse de bu ispatlayacak fazla arkeolojik kalıntı yok.

Bargilya/Varvil

Milas Bodrum yolunda sağda bir tabela sizi Bargilya köyüne ulaştırır. Binlerce yıl öncesinde kurulmuş antik Bargilya kentinin hemen yani başındaki bu şirin balıkçı koyu adeta bir iç liman görünümündeki Bargilya koyunda yer alır. Antik Bargilya kalıntıları koyun hemen yanındaki geniş bir alana yayılmıştır. Sütunları ve mimari parçaları etrafa yayılmış bir Roma tapınağının, çok az bir kimi görülen antik tiyatronun, bir stoanın, su Kemerlerinin, şehir duvarlarının kalıntıları hala görülüyor.

Bodrum Kalesi ve Müze

Bodrumun ilk yerleşmesi olan Zephria şehrinin ilk kurulduğu alan olarak kabul edilen kale bölgesi, tarihin her döneminde yoğun inşaat faaliyetlerine sahne olmuş. Antik çağlardaki yapı katmanları, Mausolos’un sarayı, antik çağ pagan tanrılarına ithaf edilen tapınaklar hepsi Rodos şövalyeleri tarafından inşa edilen görkemli kalenin duvarları ve kuleleri altında kalmış. Kalede Danimarkalı arkeologlar tarafından yapılan kazılarda ortaya çıkan saray duvarları ve tapınak kalıntıları kalenin duvarları altında neler yattığını göstermesi açısından çok önemlidir. Ne yazikki bu muhteşem kale yapılırken Rodos şövalyeleri taş ihtiyaçlarını antik Halikarnas şehri anıtlarından ve bir zelzele ile yıkılmış Mausoleum kalıntılarından sağlamışlardır. Kalenin inşa tarihi olan 15.yy başında itibaren sıkça anıtsal mezara giderek taş almışlar hatta anıtın bazı kabartmalarını kalede dekoratif amaçlı kullanmışlardır. Değişik milletlere mensup Rodos Şövalyeleri kalede kuleler, yeme ve yatma birimleri ve sağlıkla ilgili binalar inşa etmişlerdir. 1522 yılında Rodos’u alan Kanuni Sultan Süleyman Halikarnas şehrini de teslim almıştır. Daha sonra bir Osmanlı kalesi olarak kullanılan kale, Cumhuriyet döneminde bir ara hapishane olarak kullanılmıştır. 1960 yılından itibaren sualtı kazılarından gelen eserlerin depolandığı kale restore edilerek Sualtı Arkeolojisi Müzesi’ne dönüşmüştür. MÖ 12 yy tarihlenen Gelidonya Batiği ile başlayan kazılar, Yassıada batıkları ile devam etmiştir. Muhteşem bir İslam Cam yükü taşıyan ve gemi gövdesi korunmuş olan Serce Limanı Batığı ve 11 ton bakır ve kalay taşıyan taşıyan MÖ. 14 yy tarihlenen Uluburun Batiği gerçekten bütün dünyanın gözlerini Türkiye’ye Bodrum’a çevrilmesine neden olmuştur.

Günümüzde kale 250’ye yakın şövalye armaları, muhteşem kuleleri ve dünyanın en önemli Sualtı Arkeolojisi Müzesi’ne ev sahipliği yapması ile mutlaka görülmek gereken yerlerin başında geliyor.

Leave a Comment